Memati tüm sırlarını anlattı - Haber - startv.com.tr

Memati tüm sırlarını anlattı


Memati tüm sırlarını anlattı

Dizi, film ve oyunculuk macerası üzerine Gürkan Uygun ile çok özel bir röportaj...

"Memati"nin hiç bilmediğiniz sırları...

A.B.M: Rolünüzü hakkıyla yapıyorsunuz. Dizide yakın adamınız Nevzat öldüğünde sergilediğiniz performans kalbe dokunur türdendi.

G.U: Teşekkür ediyorum

A.B.M:
Eroinmanı oynadığınız sahneler gibi buna bir çoklarını da ekleyebiliriz. Bu tür sahnelere nasıl hazırlanıyorsunuz? O an gerçekten arkadaşınızın öldüğüne mi ikna ediyorsunzu kendinizi? Yoksa Dustin Hoffman'ın söylediği gibi o duyguya geçmeden mış gibi yapmak yeterli oluyor mu?

G.U: Söylenmesi gerekeni üstatlar söylemiş tabi. Benim için önemli olan inandırıcı olması. Onu inandırıcı kılabilmek için de her yol denenebilir. Marlon Brando’nun bir lafı var oyunculukla ilgili, aynı bu soruyu soruyorlar. "Çok inandırıcısınız. Bunu başarmak için nasıl çalışıyorsunuz?" diye. O da diyor ki, "Benim oyunculuğum üç bölüme ayrılıyor. İlk zamanlarında kendimi o karakterin yerine koyardım. O karakterin annesi öldüyse kendi annemin öldüğünü düşünürdüm. İkinci dönem ise çok pratikleşmişti; o duyguyu hemen alıyordum. Çünkü birçok duyguyu ezberlemiştim. Üçüncü döneminde ise ben artık oynamıyordum, izleyici benim yerime oynuyordu" diyor. Böyle özetliyor oyunculuk serüvenini... Burada da ben artık Memati’nin duygularına alışmış durumdayım. En başta söylediğim kilit kelime: Sadece inandırıcı olmaya çalışıyorum. O anki duyguya kendimi kaptırıyorum ama bu sirkülasyon içerisinde inanın çok kolay değil. Çünkü senaryonuz geç de gelebiliyor. Bir sonraki sahneyi ilk gün çekiyorsunuz en baş sahneyi son gün çekiyorsunuz. Dolayısıyla o aradaki şeyleri tutturmak zorundasınız. Hikâye devamlılıklarını, duygu devamlılıklarını tutturmak zorundasınız. Dizide böyle bir dezavantajınız var. Cebimizde artık sekiz yıldır kullandığımız duygularımız var, üç aşağı beş yukarı aynı duygular. Bir parça artık onları klonlamış gibiyim. Otomatik oluyor bazen ister istemez. Gönül ister ki daha geniş, daha sıralı çalışalım ve daha inandırıcı daha güzel görünsün. Ama bu sirkülasyon içersinde çok fazla şansımız yok aynı şey senaristler için de geçerli. Bir hafta içerisinde doksan dakikayı yetiştirmek

Eroinman rolüne nasıl hazırlandı?

A.B.M: Her hafta bir film yazmak…

G.U: Aynen öyle. Zaten onların işi daha zor. Biz onların yaptığını sadece canlandırıyoruz aslında. Sinema ve tiyatro metni olduğu zaman çok farklı. Oturup onun üzerinde bir çalışma yapabilirsiniz. Mesela eroinman için bir çalışma yaptım. Senaristler bana öyle bir fırsat sundu. İnternetten görüntü elde ettim, Kemal Hoca ile gittik konuştuk…

A.B.M: Kemal Sayar mı?

G.U:
Evet. Ben bir takım notlar aldım. Tekrar gittim Kemal Hoca'yla check ettim onları, öyle şanslarımız olduğu zaman çok daha avantajlı oluyor tabi. Biz de o zaman senaryoya katkıda bulunabiliyoruz. Oradan bir hareketle başka bir hikâye çıkarttırabiliyoruz ama dizi serüveninde biraz artık son senelere doğru otomatikleştim. İnandırıcı olmasının da nedeni kamera çok sever beni, benim de bir parça o husust
Yorumlar
ersoy baydak
01.06.2011 01:36

baba buyuksunuz bırcok sanatcıyla tıyatrocuyla bıre bır tanıstım ama sızlerle tanısmak nasıp olmadı ınsallah bırgun allahımın ıznıyle oda olur
«1»