Doğanın Kanunu Zirvede!

Urla’nın eşsiz doğa manzaraları seyir zevkini ikiye katlarken, Doğa’nın çiftlikte kalmaya karar vermesi, Yaman’ın kendisini kurtaran kişi olduğunu öğrenmesi ve finalde yaşanan yüzleşme sahnesiyle izleyicileri ekran başına kilitledi.
DOĞA ÇİFTLİKTE KALARAK MÜCADELE ETMEYE KARAR VERDİ
Doğa, denize sürüklendiği kazadan Yaman sayesinde kurtuldu. Mert ise bu kahramanlığı kendine mâl etti. Bunu öğrenen Hulusi, Urla’ya gelerek Yaman’dan hesap sordu. Ardından Doğa’yı, Paris’te butik açma fikrini yeniden gözden geçirdiğini ve çok beğendiğini söyleyerek İstanbul’a, oradan da Paris’e götürmek istedi. Ertesi gün Yaman’la konuşurken, “Yapamayacağını tahmin etmeliydim. Doğa, senin gayretini görsün istedim ama zorla olmuyor. Varsın Paris’te de bir iş batırsın. Asıl suçlu benim; onu fanusta büyüttüm” dedi. Bu sözleri duyan Doğa, babasının Yaman’a dert yanmasına hem sinirlendi hem de üzüldü. Böylece hem babasına hem de Yaman’a kendini kanıtlamak için çiftlikte kalmaya karar verdi.
DOĞA YAMAN’I SAVUNDU
Yaman, balık avlamak için denize açılmak üzereyken Doğa ona eşlik etmekte ısrarcı oldu ve birlikte denize açıldılar. Doğa, balıkçı çantasından bir zıpkın çıkardı. Yaman, gece zıpkınla avlanmanın yasak olduğunu ve birinin görmesi hâlinde başlarının belaya gireceğini söyledi. O sırada Doğa zıpkını elinden düşürdü. Yaman, zıpkını sudan çıkarmak için suya dalarken, yan teknede bulunan Mert, Yaman’ı Doğa’dan kıskandığı için sanki Yaman gece zıpkınla avlanıyormuş gibi fotoğraf çekip sahil güvenliğe gönderdi. Karakola gittiler. Karakol çıkışında Doğa’nın babası, Yaman’a hem yasak bir şey yaptığını hem de kızını bu işe bulaştırdığını söyleyerek tepki gösterdi. O anda Doğa, yaşananların kendi suçu olduğunu söyleyerek Yaman’ı savundu.
DOĞA, İÇİNİ KEMİREN O SORUYU SORDU: “BENDEN NEDEN NEFRET EDİYORSUN?”
Doğa, kendisini kurtaran kişinin Mert olduğundan emindi. Yaman’ı bencillikle suçlayıp Mert’i överken, Yaman sessiz kalmayı tercih etti. Ancak Mert, sonunda Doğa’ya onu kurtaran kişinin Yaman olduğunu itiraf etti. Duydukları karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Doğa’nın aklında tek bir soru vardı: Madem ondan nefret ediyordu, neden hayatını kurtarmıştı?
Hem teşekkür etmek hem de bu sorunun cevabını öğrenmek isteyen Doğa, Yaman’ın karşısına çıktı. Doğa’nın “Benden neden nefret ediyorsun?” sorusuna Yaman, onu hayatın zorluklarıyla hiç karşılaşmamış, her istediğine kolayca ulaşmış “şımarık bir zengin çocuğu” olarak gördüğünü ve bu yüzden ondan nefret ettiğini söylese de gerçek çok daha derindi.
Yaman’ın klinikte yaptığı iyileşme konuşmasında söylediği, “Eğer sevgiyle, aşkla tutunacak birileri yoksa hayatta öfkeniz de işe yarar. Ben öfkeme tutunarak ayağa kalktım” sözleri, geçmişine ve Doğa’ya karşı hislerinin ardındaki nedenleri gözler önüne sererken, ikili arasında yaşanan bu gelişmelerin ardından Yaman’ın hislerinin ne yönde değişeceği, gerçekleri Doğa’ya itiraf edip etmeyeceği ve kaderin onlar için daha başka ne planlar hazırladığı soruları 3. bölüme dair heyecanlı bekleyişi artırdı.
DOĞANIN KANUNU DİZİSİNİN 3. BÖLÜMÜNDEN RENKLİ ANLARLA DOLU İLK TANITIM YAYINLANDI!
Doğa, Yaman’a son derece net bir tavırla herkes gibi bu çiftlikte sadece bir çalışan olduğunu yinelerken, Yaman da bunun altını çizmek istercesine Doğa’ya ahır temizliği yaptırıyor. Doğa bu görev sırasında çok zorlansa da ortaya birbirinden renkli görüntüler çıkıyor. Vera, hastalandığı için ona çorba gönderen Yaman’ı kastederek Doğa’ya, “Sen hiç hasta olduğunda sana çorba getiren bir erkek gördün mü?” diye soruyor. Doğa ise, “Görmedim ama ne ben gerçek bir hastayım ne de Yaman benim âşığım.” diyerek Vera’nın imalı sözlerine karşılık veriyor. Ardından “Tövbe.” demesi izleyenleri gülümsetirken, “Doğa, Yaman’a karşı bir şeyler mi hissetmeye başladı?” sorusunu da akıllara düşürüyor.