Bu aile çok Fırıldak...

Bu aile çok Fırıldak...
Giriş Tarihi : 08.04.2013 - 11:00
Güncelleme Tarihi : 08.04.2013 - 11:00
Bu aile çok Fırıldak...

Simpsonlar, South Park gibi neden bizim de yetişkinlere yönelik bir çizgi dizimiz yok diye yıllardır söyler dururum. Sonunda oldu. Kanal D’ye Baba Haber Bülteni’ni hazırlayan Varol Yaşaroğlu ve ekibi şimdi Star’da yayınlanacak Fırıldak Ailesi için kolları sıvadı. Bu haberi duyunca hemen Fırıldak Ailesi’nin yaratıldığı Grafi2000 ofisine gittim. Fırıldak Ailesi’yle çay içip, halay çektim, Varol’la işin perde arkasını konuştum...

En çok hangi karakteri yaratırken zorlandın?  
- Baba karakterinde zorlandım. Anneanne karakteri klasik bir karakter, o hemen gözümde canlandı ama babada orijinal bir tip yakalamam lazımdı. Dünyadaki benzerleriyle ya da Türkiye’de oluşturulmuş tiplere benzememesini çok istedim... Onu bulmak zordu...

Bırak çizgiyi, dizi karakteriyle bile kıyaslayabilirler...
- Evet, bir şey çizersin hemen aaa şuna benziyor, buna benziyor derler ya... Ben özellikle baba karakterinin kimseye benzemesini istemedim, o yüzden onu yaratırken epey bir zorlandım. Çok deneme yaptım.

Tosun Bebek’i yaratırken zorlanmadın mı?
- Bebek karakteri yaratmak da zor. Bebeğin muadilleri çok vardır. Hiçbirine benzememesi ve sevimli olması gerekiyordu o karakterin de... O kadar çok tip çizdim ki, herkese gösterdim; kimi “burnu sevimsiz oldu”, kimi “kaşı iyi değil” dedi...

200’E YAKIN KARAKTER ÇİZDİM

Ne kadar zamanını aldı bunları yaratmak?
- İki aylık bir süreçte 200’e yakın tip çizdim. Sadece ana karakterleri çizmek de yetmiyor, sokakta arkada yürüyen adamdan köşede duran delikanlıya kadar figürasyonu da yaratmak gerekiyor. Gece gündüz iki ay stüdyodan çıkmadan o karakterlerle uğraştım.

İlerleyen bölümlerde bu zor olmayacaktır ama, 1’inci bölümde arkadan geçen adamı 5’inci bölümde de kullanabilirsin...
- Elbette... Hatta şöyle komik şeyler oluyor, arkalarda dolanan şişman bir karakter neredeyse her bölümde gözüküyor. Onlar da dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmayacaktır.

TV’de yetişkinlere neden çizgi film yok diye yıllardır söylerim, sürekli “maliyetler yüksek” yanıtını alırım. Şimdi o maliyetler düştü de mi bu işe kalkışabildiniz?
- Aslında bu iş senin sayende de oldu biraz onu söyleyeyim. Sen çok yazdın çizdin bunu. Her okuduğumda da hak verdim. Benim içimde de hep uktedir bu konu. Dünya çapında mizah dergilerimiz varken, mizah dergilerimiz çok satarken bunun neden tv’de yansıması yok diye hep düşünürdüm. Senin de gazını yiyince daldık bu işe...

Pahalı bir iş mi tv’de çizgi film yapmak?
- Bilgisayar teknolojilerindeki gelişmenin maliyetleri çok azalttığını söyleyemem ama bu işin yapılabilirliğini hızlandırdı. Maliyet açısından yurt dışındaki bütçelerle kıyas kabul etmez tabii... Biz bu işin olması için taşın altına elimize soktuk. Birilerinin bunu yapması gerekiyordu.

DÖRT BÖLÜM MALİYETİ  ORTALAMA BİR DİZİYE EŞİT


Bunu yayınlayacak kanalı bulmak da problem tabii...
- Elbette. En başta kanalın böyle bir şeye cesaret etmesi gerekiyordu. Sonuçta 25 dakikalık haftada bir yayınlanacak bir iş bu. Rating ve reklam rekabetindeki büyük kanalların girmek istemeyeceği türden bir iş. Star yönetimi de bunun olması gerektiğine inanıyor ama... “Biz böyle bir şeyi gerçekleştirmek istiyoruz” diyorlar.

Dizilere oranla bölüm maliyeti ne kadar böyle bir projenin?
- Biz 25 dakikayız. Normal bir dizi 90-100 dakika. Bizim dört bölümümüz de, büyük bütçeli bol reytingli dizilerin değil ama ortalama bir dizinin maliyeti kadardır.

Reyting alır mı bu iş sence ekranda?
- Bu tamamen içeriğine bağlı. Karakterleri ve içeriği seyirci severse reyting alacağını düşünüyoruz.

Mizah çizgisi nasıl olacak, absürd mü, İvedik tarzı mı?
- Burada bir denge tutturmak durumundayız. İstiyoruz ki izleyen herkes bu hikayeyi anlasın. O yüzden aşırı derece, sadece belli bir kesimin anlayacağı uç esprilerde gezemeyiz.

Bu ailenin adını neden Fırıldak Ailesi koydun?
- Günümüz toplumumuzda küçük çıkarlar elde etmek için uğraşan sıradan insanlardan kurulu bir aile bu... Kendi çıkarları her şeyin önünde, rüzgara göre değişebiliyorlar. O yüzden adları Fırıldak oldu. Her insanın düşebileceği zaafları gösteren bir aile.

Türk ailesinin fırıldak olduğunu düşünüyor musun?
- Evet, böyle fırıldak aileler ve bireyler elbette var. Ama olmayan da var... Biz o zaaflara sahip insanları bu aile üzerinden göstereceğiz. Tam anlamıyla Türk toplumu böyledir diyemem ama bu zaafları gösterenler de az değildir.

DEMET AKBAĞ VE BÜLENT  KAYABAŞ SESLENDİRİYOR

Çizim ve animasyon kısmını senin Grafi2000 ekibin üstleniyor. Senaryoları kim yazıyor?
- Senaryoları Coşkun Irmak yazıyor. Coşkun halen Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin senaristi. Fırıldak’ların hem senaryo yazarı hem de proje dramaturjisini yapıyor Coşkun.

Müzikler kime ait?
- Nail Yurtsever, Cem Tuncer. Onlar da Öyle Bir Geçer Zaman ki’nin müziklerini yapıyorlar halen...

Asıl bomba seslendirenlerde ama galiba...
- Evet. Babayı Bülent Kayabaş seslendiriyor, anneyi Demet Akbağ... Küçük bebeği ise Oya Küçümen. Anneanne karakterini de Mavi Ay dizisinde Cybill Sheperd’ı seslendiren Tülay Bursa. “Genç güzel kadın seslendirirken şimdi yaşlı kadınlar seslendiriyorum” diye esprisini yaptı hatta.

Bülent Kayabaş ve Demet Akbağ iddialı olmuş ama...
- Bülent Kayabaş meğer iyi bir çizgi film seslendirme ustasıymış, ben yeni öğrendim. Yıllarca Winnie the Pooh’da hem ayıyı hem de kaplanı seslendirmiş. Disney aylarca buradan giden sesleri beğenmemiş, Bülent Kayabaş’ın sesini duyunca ikisini de o seslendirsin demişler. Demet Akbağ da anneyi seslendirince işin rengi bir anda değişti Fırıldak Ailesi’nde... Çünkü çizgi film işinde birinci kural karakterler sevimli olmalı, ikinci kural da seslendirenler iyi olmalı.

Türk seyircisinin yetişkin çizgi filme hazır olduğunu düşünüyor musun?
- Bunu bilemem. Bakıp göreceğiz. Türkiye’de yabancı çizgi filmleri izleyen bir kitle var. Ancak sadece onları hedef alarak yapamayız Fırıldak Ailesi’ni... Biz bu riski en aza indirmek için en iyi ekiplerle çalışıyoruz. Bu ekip de bu işi yapamazsa Türkiye’de olmaz sonucuna varacağım herhalde.

Koca Kafalar deneyimi de var aslında bu ekibin...
- Ona da başlarken aynı riskler vardı. Haber öncesi böyle bir şey izlenir mi diye konuşuyorduk ama şimdi gördük ki bunun müşterisi varmış. Fırıldak Ailesi’nin de olacağına inanıyorum. Aynı etkiyi burada da yaratmak için gece gündüz çalışıyoruz.

Koca Kafalar kaç yıl oldu?
- Baba Haber olarak dört sezondur, toplamda da yedi sezon oldu.

BİZİM AİLE RTÜK KURALLARINA SAYGILI

Fırıldak Ailesi’nde küfürlü konuşan, argo konuşan karakterler ya da Simpsonlar gibi RTÜK’ü kızdıracak içerik var mı?
- Anneanne karakteri çok sinirli bir yapıya sahip. Sinirlendiği zaman yanardağ gibi kızarıp titreme krizi geçiriyor. Çoğu zaman da küfürlü konuşuyor. Bu anlar sonuçta bipli yayınlanacak ama bizim Fırıldak Ailesi genelde RTÜK kurallarına uygun bir hayat sürüyor.

RTÜK’ün Simpsonlar’a ceza vermesini nasıl değerlendiriyorsun?
- Bizim bu anlamda ceza alacak durumumuz yok ama genel olarak söylemek gerekirse üzücü bir durum.

Siyasi bir duruşu var mı Fırıldak Ailesi’nin, siyasi mizah da yapacaklar mı?
- Her yıl takım değiştirecek, şampiyon olan takımı destekleyecek kadar fırıldak bir aile bu. Hatta babanın oy kullanırken fotoğrafları var, hangi partinin kazanacağına tahmin edip bıyıklarını ona göre kestirmiş... Dolayısıyla belli bir siyasi görüşü yok bu ailenin, rüzgar nereden eserse... Tam yanar dönerler... Bu yüzden de onlara güleceğiz zaten.

Yabancı çizgi dizileri izleyen kitlenin Fırıldak Ailesi’ne burun kıvırmasına, “Bunu mu yaptınız” demesine hazırlıklı mısın?
- Mutlaka çok değişik eleştiriler olacaktır. Ancak bizim yabancı çizgi filmlerden çok büyük bir farkımız var, biz bir Türk ailesini anlatıyoruz. Bizden bir hikaye bu. Eskiden yabancı diziler çok daha fazla izleniyordu ve ortada yerli diziler yoktu. Ancak yerli diziler öyle bir noktaya geldi ki, bugün yabancı dizi izleyenler azınlıkta kaldı şimdi. Çizgi dizi de neden aynısı olmasın?

ÜNLÜ KARAKTERLER DE YER ALACAK...

Mizah dergilerini okuyan kitleyi yakalayabilirsiniz...
- Mesela dünya çapında çok satan mizah dergisi MAD Türkiye’de çok satmaz ama yerli mizah dergileri çok satar. Bunun nedeni bizim mizah dergilerinin espri tarzının yerel olmasıdır. Televizyonda da bunun yansıması olabilir.

Bir bölümü hazırlamak için ne kadar zaman harcıyorsunuz?
- Bu projeye altı ay önce başladık, iki aydır geceli gündüzlü çalışıyoruz. Bir haftada bir bölümü yetiştireceğimiz bir sistemi oturtmaya çalışıyoruz. Bir haftada yapıyoruz dediğimiz şeyin 6 aylık ön hazırlığı var yani...

Bence gerçek karakterler de kullanılmalı. Magazin figürleri ve gündemdeki isimler de yer almalı. Yapacak mısınız bunu?
- İstiyoruz. Mesela ilk bölümde bir doktor karakteri var, bu Cüneyt Arkın olsun mu diye düşündük ama şimdilik vazgeçtik.

Ya da Dr.Oz olabilirdi?..
- Evet bak o da olabilir. Burada bazen telif problemleri doğuyor, onları aşabilirsek ya da çizeceğimiz ünlüden önceden izin alabilirsek yapmak istiyoruz. Ama bizim asıl hedefimiz her bölümde sağlam hikayelerin olması. Ayrıca bütün aile üyelerinin Twitter hesapları olacak. Güncel konularda yorumlar da yapacaklar.

Kaç kişilik ekip hazırlıyor animasyonu?
- Sırf backround çizeri olarak bile 7 kişi var. Animasyoncu derseniz 40’a yakın kişi var. Bir haftada yetişmenin maliyeti oradan çıkıyor zaten...

Kadınlar var mı ekipte? Gördüğüm kadarıyla yok...
- Bir backround çizerimiz var kadın olarak ama kadınlar animasyon olayına çok sıcak bakmıyorlar galiba. Belki de sabır işi olduğundan, kadınlar sabırsız olduğu için belki de çok animasyoncu yetişmiyor.

Kadınlar iyi çizemez mi?
- Öyle bir ayrımım yok. Kadınlar da çok iyi çizer ama animasyon farklı bir disiplin. Çok sevmeyen birinin yapması imkansız. Kadın popülasyonu az bu meslekte.


Hürriyet Kelebek - Cengiz Semercioğlu