'Herkes ağabeylik yapamaz'

'Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi' dizisinde Şevket Ç. rolüyle ekrana gelen Ege Aydan’ın bir sırrı var! Usta oyuncu, Türkiye’deki ilk rüzgâr sörfçülerinden ve bu tutkusunu yıllardır gözlerden uzak yaşıyor. Aydan, içindeki sörf tutkusunu Yatch Türkiye dergisine anlattı.
En az Behzat Ç. kadar sevilen karakterlerden birini canlandıran, ağabey Şevket Ç. rolündeki Ege Aydan, dizideki perfomansıyla bambaşka bir Ege Aydan olarak karşımıza çıkıyor. Bu da onun çok yönlü bir oyuncu olduğunun sağlam bir kanıtı... Ayrıca çok yönlülük onun oyunculuğuyla sınırlı değil, doğasında var. Oyunculuğun yanı sıra resim yapan Aydan, aynı zamanda çok iyi bir rüzgar sörfçüsü!
Aslında Ankaralı olan oyuncunun bu tutkusu küçüklüğünden beri gittiği Çeşme seyahatleriyle başlamış. Henüz rüzgar sörfüne ilginin olmadığı ve Alaçatı’nın keşfedilmediği zamanlarda, yani 80’li yıllarda sörf yapmaya başlayan usta oyuncu, o gün bugündür, bu tutkusunu gözlerden uzak kıyılarda sürdürmeye devam ediyor.
* Rüzgâr sörfü tutkunuz ne zaman başladı?
Ankaralı olmama rağmen, 15 günlükten beri Çeşme’ye gittiğim için, kendim için hep “Çeşmeliyim” demişimdir. Denizi ve rüzgarı orada tanıdım. Hayatım boyunca da her fırsatta denizle ve rüzgarla olmaya çalıştım. Kimi zaman da şartları zorlayıp fırsatlar yarattım. Denizle ilgilenmek beni her zaman yeniden hayata hazırladı. Denizle ve rüzgarla ilgili her şeye ilgi duydum ve 1980’de sevdiğim bir arkadaşım, benim bu ilgimi bildiği için, Ankara Gölbaşı’nda, Almanya’dan getirdiği rüzgar sörfüyle tanıştırdı. O kadar etkilenmiştim ki, kısa sürede para biriktirip tesadüfen Çeşme’de bir turistin bıraktığı sörf tahtasını aldım. Artık sıkı bir rüzgar sörfçüsüydüm.
“Sörf tahtamı hiç susuz bırakmadım”
* Sizi sörf yaparken pek göremiyoruz. Özellikle gözden uzak yerleri mi tercih ediyorsunuz?
Sörfe başladığım ilk günden beri, rüzgarın en iyi olduğu kıyıları bulup, oralarda yapmışımdır. O zamanlar Bodrum Turgutreis’te Akyarlar’a doğru yabancıların oluşturduğu rüzgar sörfü köyü vardı ve her yaz karavanlarla buraya gelip bu köyü oluştururlardı. Buradan İstanköy’e yani Kos Adası’na geçerdik. Rüzgar sörfü Türkiye’de popüler bir spor olmadığı için, kimsenin ruhu duymaz, medyadan uzak, huzurla sörf yapardık. Temmuzda mutlaka burada ve Yalıkavak’ta, ağustosta da Çeşme’de sörf yapardım. Henüz Alaçatı keşfedilmemişti ve biz burada ufka değerdik. Yıllar geçtikçe sörf yaygınlaştı, kıyılar doldu ama ben ve benim gibiler, gözden uzak kıyılarda huzurla sörf yapmaya devam ettik.
* Ne sıklıkla sörf yaparsınız?
Sörfle tanıştığım ilk günden beri onu hiç susuz bırakmadım, tüm ekipmanımı arabama monte ettiğim için su ve rüzgar gördüğüm her an sörf yaptım.
* Sörf yaparken neler geçiyor aklınızdan?
Deniz sürprizlerle doludur ve sörf de bir denge sporudur. Tüm yapmanız gereken, muhteşem bir itme gücünü, vücudunuzdan geçirip su üzerinde kaydırmanızdır. Bu basit görünen işi yaparken aslında hiçbir şey düşünmezsiniz. Güzel olan da budur. Özgür beyin... Her şeyden uzak olabileceğiniz, gümüş balıklarıyla sıçradığınız, güneşin üstünden geçtiğiniz, ufka değip geldiğiniz an. Düşünceler karaya çıktığınız anda başlar ve her zaman doğaya karşı verdiğiniz mücadelenin hazzını yaşarsınız. Ama şımarmadan...
* Yarışlara katıldınız mı zamanında?
Sörfü yarışmak için hiç yapmadım. Deniz üstünde tek rakibim kişiliğim olmuştur. Şimdilerde ise benim için yeni bir kategori oluşturmaları gerekir. 50 yaş felsefeci sörfçüler kategorisi gibi...
* Genelde nerede olmayı seversiniz?
En iyisi Alaçatı ya da Çeşme Marina. Ama hangi koy derseniz, henüz el değmemiş koyları bulmak ve oralarda konaklamak isterim. Popüler koylardan, moda olan şeylerden hoşlanmıyorum sanırım. Bu yüzden güzelim Gümüşlük’e gitmem.
“Herkes ağabelik yapamaz”
* 'Behzat Ç.' deki Şevket bildiğimiz karizmatik yakışıklı rolleri biçilmiş 'Ege Aydan'ın çok dışında. Bu rol sizi oyunculuk anlamında tazeledi mi?
Uzun zamandır arayıp bulamadığım bir roldü. Üzerime yapışan rollerden kurtulma şansı yarattım kendime.
* Ağabey-kardeş çekişmeleri dizinin en sevilen bölümleri. Ağabeylik sizin için ne kadar önemli?
Herkes ağabeylik yapamaz. Ağabeylik bir mertebedir, o mertebeye layık olmak gerekir. Ben çok iyi ağabeyler tanıma şansına eriştim, aynı yolda ilerleyip bir gün bu mertebeye eriştiğimde kardeşlerime faydalı olamamanın tedirginliğini yaşadım. Bu söylediklerim Ege Aydan’ın ağabeyliği yorumlama şekli... Şevket Ç. ise kardeşine karşı çok duygusal. Ona doğru şeyler söylese bile doğru yaklaşmıyor.
Milliyet Cadde